27 Mayıs 2011 Cuma

27 MAYIS BABAM GÜNÜ

Bütün kızlar mı babacıdır? Yoksa sadece babamın kızı mı babacıdır?

Bütün babalar mı kızı yazmaya karar verince gider ona turuncu bir daktilo alır?
Bütün babalar mı kızı “kızıl olcam ben” dediğinde onun saçını boyar?
Bütün babalar mı kızını dinleyeceği ilk klasik müzik konserine kendi götürür?
Bütün babalar mı kızının çekiştirmesiyle bir konser arasında, kulis koridorunda Hüsnü Şenlendiriciyle tanışmak durumunda kalır?
Bütün babalar mı sabah kahvaltısına kızına patatesli yumurta yapar?
Bütün babalar mı kızını bayram tatilinde bile uyutmayıp sabahın 9 unda “hadi” diye kaldırır?
Bütün babalar mı kendi çayıyla birlikte kızının da çayını doldurur?
Bütün babalar mı kızının yeni evinin perdelerini diker?
Bütün babalar mı, ta çocukken, çok hastayken, saçları elinde kalmasın diye kızının yaralarını temizler?
Bütün babalar mı asla gidiş-dönüş biletini birlikte alamayan kızının yolculuklarını tamamlar?
Bütün babalar mı kızını ne iftar sofrasından ne de rakı sofrasından saklamaz?
Bütün babalar mı kızı topuklu ayakkabı giysin de üzerinde yürümeyi öğrensin ister?

Benim babam tuhaf bir adam. Zamansız bir adam. Bu devire de ait gibi eskilere de… Hafiften romantik, hafiften naif, hafiften stresli, birazcık saf bir tarafı; diğer tarafı daha sivri.

Benim babam, adı üzerinde işte: babam!

İyi ki doğdun babacım… Yahu ne ballısın 20 gün sonra da Babalar Günü!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder